24 Ocak 2010 Pazar

Beklenen


Dört gözle beklediğim kar 23 Ocakta yağmaya başladı.
Çevreyi bembeyaz görmenin hazzını yaşıyorum. Penceremin önündeki derece -2’yi gösteriyor. Havada oldukça soğuk. Öyle ya, mevsim mevsimliğini yapmalı, değil mi? Sıcak bir pencere kenarından dışarıyı seyretmek hoş duygular veriyor...

Çocukluğumuzda soba çevresinde mısır patlatırken ya da kestane patlatırken resmedilmiş ilkokul dergilerini hatırlıyorum. Ne sıcak gelirdi insana; dışarıda kardan adam, içerde yanan soba ve çevresinde aile boyu…

Değişime direnmek ne mümkün?... Bugün o zamandaki kış ve insan duyguları yok artık. Küresel ısınmaya ve çılgın tüketim duygularına kapılmış gidiyoruz.

En iyisi ben felsefe yapmayı bırakayım da penceremden kara bakayım. Hem ömür kısa hem dışarıdaki bu kar! ! !

3 yorum:

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

aynen öyle, karın keyfini çıkar. Ne güzel yağıyor. Umarım herkes sıcak bir yerdedir...

hasretsenfonileri, dedi ki...

enteresandır aklıma ilk sen geldin... kar yağmaya başlayınca.. hani bu kafasız akla gelmek için sırada bunca bekleyen varken... sen niye ilk gelen oldun onu da tam anlayamadım...!!! :)
Demek ki neymiş.... ??? bundan sonra ilk eriyen değil ama ilk akla gelenler içinde olacakmışsın sevgili ozganım.. Ayrıca karın yağması da şart değil..hayırlı kışlar...

Leylak Dalı dedi ki...

Ne tuhaf, kar bana da ilkokuldaki ünite dergilerini hatırlatır. Sanırım daha huzurlu ve ihtirastan uzak, masum bir hayata özlem duyuyoruz da bilinçaltımız devreye sokuyor o eski resimleri. Bekliyoruz bakalım yolladığınız karı:))
Sevgiyle...