12 Şubat 2010 Cuma

Tek Yapraklı Gazete


Çok önceleri okumuştum.
Tekrar karşıma çıkınca bloguma koymaya karar verdim.
Tam da bu günlerin medyası.
Gazeteci Swinton’un kürsüden yaptığı bu güzel konuşma çerçevelenip asılacak cinsten.
Basın ne kadar özgür olmalı?
Bu soruya bir başka soru; toplumlar ne kadar özgür?
Ben ne kadar özgürüm?..

Cevapları, ne kadar kolay değil mi?

===

Solcu, Marks'ın arkadaşı gazeteci Swinton, 1880 'lerde New York Times'ta yazıyor. Gazete satın alındıktan sonra düzenlenen toplantıda, davetli gazeteciler basının onuruna kadeh kaldırmak üzere kürsüye çağırıyorlar onu. Swinton elindeki kadehiyle kürsüye çıkıyor. Çıt yok...
Ve tarihi cümleler dökülüyor bir bir ağzından.

"Dünya tarihinin şu anına dek, Amerika'da "Özgür bağımsız basın" diye birşey olmamıştır. Bunu siz de biliyorsunuz biz de..." diye başlıyor sözlerine; "Hiçbiriniz düşündüklerinizi olduğu gibi yazmaya cesaret edemezsiniz. Bunu yapmaya kalktığınızda yazdıklarınızın önceden basılmayacağını bilirsiniz çünkü. Çalıştığım gazete bana düşüncelerimi özgürce yazmam için değil, tersine yazmamam için haftalık bir ücret ödüyorlar. İçinizde benzer biçimde benzer ücret alan başkaları da vardır. Düşüncelerini açıkça yazacak kadar salak olan herhangi biri, sokakta başka bir iş arıyor olacaktır. Gazetemin herhangi bir sayısında düşüncelerimi apaçık yazmaya izin verseydim, 24 saat dolmadan işimden atılırdım. Gazetecilerin işi; gerçeği yok etmek, düpedüz yalan söylemek, saptırmak, kötülemek, servet sahiplerine dalkavukluk etmek, kendi gündelik ekmeği uğruna yurdunu ve soyunu satmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de… Öyleyse şimdi burada "bağımsız özgür basının" (!) "şerefine" (!) kadeh kaldırmak saçmalığı da nereden çıktı? Bizler, sahnenin arkasındaki zengin adamların oyuncakları, kullarıyız. Bizler ipleri çekilince zıplayan oyuncak kuklalarız...
Onlar ipleri çekiyorlar ve biz dans ediyoruz.
Yeteneklerimiz, olanaklarımız ve yaşamlarımız, hepsi başkalarının malı.
Bizler entelektüel fahişeleriz.”

Not: Swinton toplantıyı şaşkın bakışlar arasında terk etti.. Gazeteden istifa etti ve kimseden para almaksızın 'John Swinton's paper’ diye tek yapraklı bir "gazete" çıkartmaya başladı.

3 yorum:

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Günceli yakalamak güzel. Bizler bloglarımızda "salaklık" yaparak foyalarını meydana çıkarmaya devam edeceğiz.

uygarradikal dedi ki...

gerçek söze ne demeli. Bizdeki medayanın durumu da bundan daha iyi değil.

Selamlar

oyumben dedi ki...

Düşündüklerimizi yazabildiğimiz kadar özgürüz...