8 Haziran 2010 Salı

Din mi yoksa bilim mi kazanacak?



Din mi yoksa bilim mi kazanacak?
Ünlü fizikçi Stephen Hawking din ile bilim arasında ortak bir uzlaşma noktasının olup olamayacağı şeklindeki soruya net yanıt verdi...

Ünlü fizikçi Stephen Hawking ABC televizyonuna verdiği özel röportajda tanrı konusundaki düşüncelerini paylaşıp insanlığa yol gösterici bazı tavsiyelerde bulundu.

Hawking evren konusunda yeryüzündeki hemen herkesten daha çok şey biliyor ama buna karşın hala bazı sorulara yanıt veremiyor.

ABC News muhabiri Diane Sawyer’in çözümlemeyi arzuladığı en büyük gizemin ne olduğu sorusunu yanıtlayan Hawking, “Evrenin neden var olduğunu bilmek isterdim, neden hiçbir şeyden daha büyük bir şey var” yanıtını verdi.

Geçtiğimiz hafta New York’taki Dünya Bilim Festivali’nin şeref konuğu olan Hawking evren konusundaki derin ve düşündürücü sorularıyla ünlü bir bilim adamı.

Hawking geçtiğimiz yılın sonbaharına dek Cambridge Üniversistesi’nda daha önce “fiziğin babası” Isaac Newton’ın da yapmış olduğu “Lucasian” profesörlüğü yapıyordu.

Hawking 30 yıl süren bu görevi sırasında öğrencilerine evrene yeni ve farklı açılardan bakmayı öğretti. Aynı zamanda da yazdığı birçok kitap ve nadiren de olsa yaptığı konuşmalarla kamuoyuna anlaşılması güç olan kuramsal fiziği anlayabilmeleri için yol gösterdi.

Dünya Bilim Festivali’nde Hawking hakkında bir konuşma yapan fizikçi Kip Thorn, “Stephen bizim evreni anlamamıza çok büyük bir katkıda bulunmuştur, özellikle de evrendeki zaman sıçraması ve uzay sıçraması, kara delikler ve evrenin başlangıç noktası konularında” dedi.

Hawking’in en çok bilinen kitabı “Zamanın kısa bir tarihi” (A Brief History of Time) 9 milyondan fazla satarak uluslararası “best-seller” oldu.

Hatta Hawking “The Simpsons” ve “Star Trek” dizilerinde bile göründü.

O SORUNUN YANITI

Ama zamanın başlangıç noktası konusunda yaptığı araştırmalar kaçınılmaz olarak hep herşeyin başlangıç noktasının ne olduğu ve tüm bunların ardında herhangi bir şeyin oluıp olmadığına dair soruları gündeme getirdi.

Hawking söyleşide, “Tanrı doğanın kuralları ile tanımlanır. Ancak, çoğu insan tanrıyı bu şekilde algılamıyor. Kendisiyle kişisel ilişki kurabilmek için insan gibi bir oluşum yarattılar. Evrenin muazzam derecedeki büyüklüğü içinde tesadüfen meydana gelmiş önemsiz olan insan yaşamına baktığınızda böyle bir şeyin hiç de mümkün olmadığı belli oluyor” diye konuştu.

Din ile bilim arasında ortak bir uzlaşma noktasının oluıp olamayacağı şeklindeki bir soruyu yanıtlayan Hawking, “Otoriteye dayalı olan din ile fikir ve akla dayalı olan bilim arasında temel bir farklılık var. Bilim kazancaktır, çünkü bilim başarılıdır” dedi.

http://www9.gazetevatan.com

6 yorum:

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

İnsanın ben kimim ve neyim sorusunu sorbilmesi için üzerindeki dinin ağırlığını ve bağnazlığını yırtması gerekti. Bu uğurda çok can verdi. İnsan günün birinde sorduğu tüm sorulara cevap alabilecek buna inanıyorum. Yeter ki din dışı düşünmeye alışabilsin. Unutmayalım tanrıyı yaratan insandır!

zeynep dedi ki...

Kutsal olan kazanır.
Yani din kazanmaya devam edecektir...

düşünce bahçesi dedi ki...

ziyaretçi zeynep kim diye bakayım dedim; karşıma söyle çıktı:

"Talep ettiğiniz Blogger Profili görüntülenemiyor. Birçok Blogger kullanıcısı Profillerini herkese açık olacak şekilde paylaşmayı henüz tercih etmedi."

zeynep dedi ki...

Bir düşünceyi dile getirebilmek için düşüncenin kendisi önemlidir.

Guven dedi ki...

Bilime inanmış insan; inanmamış insan ile ortak bir akıl üretebilirse her iki taraf da kazanır diye düşünürem. Çünkü, din de, bilim de insanın aklı ile uzlaşı sağlayarak yine insana hizmet veren değerler sunacaklardır...

oyumben dedi ki...

Din olması gerekele ilgilenir bilim ise olanla. Bence ikisi farklı yaklaşımlar olduğundan aralarında bir rekabet yada kazanan söz konusu olmamalıdır.
İnsanlığın ikisine de eşit oranda ihtiyacı var. Umarım sadece biri kazanmaz.
Öyle olursa insanlık kaybeder...