20 Aralık 2012 Perşembe

Kar Seyrederken


Dışarıda kar var,
İçimde  çocukluğum.
Hayallerimle o günlerdeyim; kendimi duyumsayınca da, pencerenin önünde, dışarı bakıyorum.
Kiremitler ve arabaların üstü beyazlamış. Havada küçük pamuk taneleri uçuşuyor.
Ortalık sessiz, gece boyu süren fırtına gitmiş.
Gazeteler yolların stresinden, oluşan kazalardan bahsediyor. (zaten İstanbul yolları her zaman böyle)
Ağrılarım kar görünce biraz daha mı azaldı ne?
Sıcacık evden tabiatı izlemek güzelde hayat mücadelesi veren, zorda olan insanları düşününce, bir o kadar iç sızısı oluyor.
Gelip geçtiğimiz bu dünyada en çok istediğimiz şey  adalet ve ağlamayan analar.
Ama dünyanın her yerinde canavarlar yetişebiliyor. Bölgesel  halklar katlediliyor, okullarda ufacık çocuklar öldürülüyor. Bu yüzyılın sisteminin sonucu mu?
Geçen yüzyıllara gidiyorum; engizisyonlar, cadı avları, evlat boğazlamaları, ülke talanları,  vs. derken daha bir donup kalıyorum.
Sonra aklıma bir arkadaşımın dediği geliyor.
“insan bu dünyaya uzaylılar tarafından sürgün edilmiş”
Doğayı ve kendini yemeyen başka insanlarda mı var evrenimizde?

2 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

bugün kar'ı görünce aklıma ilk gelen oldun... ah... dedim şimdi zeynep zevkten dörtköşedir!! :)) Benim için yaşam bir anlamda durdu.. Güzel geçsin kış dilerim.. içimizi, gelecek günlerimizi temizlesin..
Umarım daha iyisindir.

ali zafer sapci dedi ki...

Geçmiş olsun, iyilikler dilerim.